13.1.21

Bize, Faul Yapmak Yakışmaz

 

Sabahattin Gencal, Üsküdar, 2019

Bazen kendi kendime diyorum ki:

Bu dünyayı kim anladı ki sen anlayacaksın?

Bazen de, Ne münasebet. Allah (cc) lütfetti ve bizi yarattı. Allah’ın büyük lütfuna mazhar olan bir kul, bir birey olarak dünyayı da, evreni de, kendimizi de tanıyabilme potansiyeline ve yetkinliğine haiziz.

Bazen kendi kendime diyorum ki:

Başkaları yazdı da ne oldu ki sen yazsan ne olacak?

Bazen de, Ne münasebet. İslam’da esas olan bireysel sorumluluktur. O halde topluma karşı sorumluluğumuz yerine getirmeliyiz. Topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmeyi düşünemeyenler, bence hiçbir sorumluluğu yerine getiremezler. Neden mi? Çünkü bireysel yaşam mümkün değil de ondan. Topluma karşı sorumluluğu yerine getirmenin bin bir çeşidi vardır. Yazmak bunlardan sadece biridir. Elimizden başka bir şey gelmediğine göre yazmaya devam etmeliyiz.

Ne yazıyoruz ki, yazdıklarımızın ne yararı oluyor ki?

Doğrudur belki dişe dokunur bir şey yazamıyoruz; ama bizden genç olanların zerre kadar da olsa düşünmesini sağlayabilirsek...  Düşünür mü oldun mübarek? Haşa. Demek istediğimiz şudur: Olur ya bir okurumuz; nerdeyse bir ayağı çukurda olan, klavye başına zor gelen, üstelik de artık iki lafı bir araya getiremeyen hocamız yazmayı toplumsal bir görev olarak kabul ediyor ve bu görevi yapmak için çırpınıyorsa bunda bir hikmet olsa gerek vb. diye düşünür... Umulur ki böylesine düşünenler toplumsal görevlerini ihmal etmezler.

Bazen diyorum ki:

Hep genel, hep kapalı yazmak, yazmak mıdır?

Bazen de elbette genel yazacağız ki ileride de toplumu böyle germeye çalışanlar da ibret alsın. Elbette genel yazacağız ki, herkes insanı diğer canlılardan ayıran konuşma ve yazma yeteneğini insan gibi kullanmaya çalışsın. Elbette genel yazacağız ki... Uzatmayalım. Uzatırsak Marsa kadar yol olur değil mi?

Kapalı yazmaya gelince; bazı bahçıvanlar tohumu eker, sonra kuşlar yemesin diye üzerlerini kapatır. Bizimkisi de o misâl. Güzel bir örnek değil mi? Birilerinin her yerde kuşları var. Açık yazsak pıırrr diye uçup...

Yazıya öyle kapalı havası veriyorum. Sanki okkalı bir yazı gibi. Sanki çoook şeyler biliyor da yazmıyormuş gibi.

Yok be. Okurdan farklı olarak hiçbir şey bilmiyorum. Her şey açık açık yapılıyor. Ne derler; “korku bilmez soyumuz.” Gerçekten “Korkusuzlar Filmi” senaryosu yazmak gerek. Böylesini yazabilenlere yazar derim ben. Yoksa bizim gibi kem gün edenlere, değil yazar hiçbir şey denmez.

Çırpıntıkça batağa saplananlar gibi ben de yazdıkça faul yapma olasılığı artıyor.

Bize, faul yapmak yakışmaz.

Sabahattin Gencal, Çekmeköy-İstanbul, 13.01.2021 

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.
    Usta ve tecrübeli sporcular faul yapmazlar. Elbette sizin gibi usta ve tecrübeli eli kalem tutan yazara da faul yakışmaz. Sizin zaten faul yapma ihtimaliniz olamaz. Siz faul yapmaktan asla korkmayın hocam. Açık ve kapalı yazma konusuna gelince. Elbette yazılarımızda vermek istediğimiz mesajlarımızı kamufle etmeden çok açık, net ve anlaşılır bir şekilde vermeliyiz. Tabi toplumu germeden.
    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun. Sağlıklı ve hayırlı günler dilerim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      İlginiz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Faul yapmaktan korkunca faul yapma ihtimali de artıyor. Dediğiniz gibi korkmamak gerek; ama doğrusunu söylemek gerekirse korkuyor değilim.
      İnşallah korkusuz yazacağımız günleri de görürüz.
      Hayırlı günler dileğiyle selâm ve sevgiler...

      Sil