![]() |
Sabahattin Gencal Çekmeköy- Eylül 2024 |
“İNSAN OLMA VE İNSAN OLARAK KALMA HAKKI”
ADLI KİTABIN
DOĞMADAN ÖNCEKİ SERÜVENİ
-III-
İnsan küçük de olsa bir iş yapınca biraz havalanıyor.
Gerçekten sanki boyu uzuyor, kilosu azalıyor. Hele, yeni bir kavram buldum,
diye düşününce insan... Sormayın gitsin. Çok sürmedi havalanmam. Otur oturduğun
yerde...
Meğer
İnsan Olma kavramı konusunda makale de yazılmış, kitap da çıkarılmış ve yazarların
hepsi de benden önce davranmışlar:
Hoffman Edward, İnsan Olma Hakkı, çeviri Metin Dinçer,
Kuraldışı Yayınları, 2014
Hemen ne yapıverdim dersiniz? Ne yapacaktım; kitabın ismini İnsan Olma ve İnsan Olarak Kalma Hakkı olarak değiştirdim. İnsan olarak kalma ile ilgili yazma konusu hiç kimseye vermemiştim. Tam bu sırada eli kalem tutan biri bu kitaba katkı sağlayabileceğini söyledi. Ben de Kitabın iki büyük kolonu var: insan olma ve insan olarak kalma. Birinci kolonu ben çıkacağım ikinciyi çıkarmak da sizin işiniz olsun, dedim. Bakalım ne olacak? Olması da bir ders olacak olmaması da. Neden mi? İnsanı konu etmiyor muyuz?
Hoffman, kitap tanıtım sayfalarından öğrendiğime göre Abraham Maslow Biyografisini yazmış bu kitapta. Maslow da çok kıyak biçimde tanıtılmış arka kapakta.
“Hümanistik
psikolojinin kurucusu Abraham Maslow (1908-1970) çağdaş psikolojide ve
toplumsal düşüncelerde çığır açmış biridir. Yapmış olduğu katkılar, Maslow'un
yaşamının ilk kapsamlı öyküsünü oluşturan bu kitapta bütünüyle ele alınıyor.
Maslow kendi hakkımızdaki görüşlerimizi, son yarım yüzyıl boyunca başka herkesten
daha fazla etkilerken başarılı, gelişkin bireylere odaklanmıştır. Kuramları,
görüşleri iş ve yönetim dünyası, tanrıbilim, siyaset ve eğitim alanlarında
uygulanmış, çağdaş toplumsal konular ve sorunlar için çığır açıcı olmuştur.”
Oy
maşallah! Maslow’u az da olsa tanıyoruz; hani şu ihtiyaçlar piramidi
vesilesiyle. Hatırlamayanlar için de kısaca yazalım:
Maslow
Piramit Teorisi Özellikleri
“Maslow
Piramidine göre insanların gereksinimleri 5 farklı kategoride
gruplandırılmıştır. Bu gruplar en alttan en üste olacak şekilde fiziksel
ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sosyal ihtiyaçlar, saygınlık ihtiyacı ve son
olarak da kendini gerçekleştirme ihtiyacıdır.”
Tekrar
bazen iyi olur düşüncesiyle kitapta yer vermeyi düşündüğüm başyazımda
Maslow’dan alıntılar yaptım. Maslow’un tepe taklak olduğunu belirten bir yazıyı
da alıntıladım. Ama bence Maslow tepe taklak olmadı. Yalnız güncellenmesi
gerek.
Bir
şey yazacağım. Akıllarda kalsın diye “dikkat!” “dikkat!” anonsuyla yazmaya
başlıyorum:
Maslow’un
orijinal eserlerini okuyamadım çünkü yabancı dilim yok. Bu çoook büyük bir
eksiklik. Doğrusu çevirileri de anlayamadım. Bu da ayrı bir eksiklik. Ben
kısaca şöyle anladım. İnsan, ömrü içinde alt basamaktan üst basamağa kadar bir
yükseliş yaşayarak kendini gerçekleştirebilir. Eğer Maslow da benim anladığım
gibi yazmışsa çook eksik yazmıştır. Ama yook yook o doğru yazmıştır da biz
çevirileri anlayamadık.
Ben
burada bir ekleme yapıyorum. Bunun için dikkaaat çekmiştim:
Her
dönemin bir ihtiyaç piramidi var ve her dönemde insan kendi özel durumuna ve
potansiyeline göre kendini gerçekleştirebilmelidir. Hani bizde derler ya,
çocukluğu yaşamadık, gençlik görmedik, işten bunaldık, emeklilikte süründük.
Hayır efendim. Bebekler için bir piramit yapılacak. Fiziki ihtiyaçları
nelerdir? Bebek karalahana yiyemez her halde. Onun beynini geliştirecek hangi
gıdalar gerekli.
Neye
şaşıyorum biliyor musunuz? Bizde yetişmiş elemanlar var şükrolsun. Örneğin
doğuştan itibariyle bluğ devresine kadar kaç kelime kullanabildiklerini, anlama
ve anlatma yeteneklerini, şunları bunları hem de isabetli biçimde tespit
ediyorlar. Ama bilgileri kendilerinde kalıyor çoğu kez.
Bebek
ve çocuk üzerinde fazla mı duruyorum? Ne kadar yazsam azdır:
“Anne sütü sindirimi kolay ve enfeksiyondan koruyucu nitelikleri zengin bir proteindir. Bebeğin ilk aşısı olarak görülür. Sütte protein ve minerallerin inek sütüne göre daha az olması, sindirim ve böbrekler açısından bebeğin yüklenmesini önler. Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesinde anne sütünde bulunan bileşenler önemli rol oynar. Anne sütü ile beslenen bebeklerde beyin gelişimi daha iyi olur. Enfeksiyon, alerji, ishal ve solunum yolu hastalıkları daha az görülür. Hatta ileri yaşlarda ateroskleroz, kanser ve multipl skleroz gibi hastalıklar daha az bildirilir. Anne sütü alan bebeklerde 'Ani Beşik Ölümü Sendromu' daha az sıklıkta olurken, anne sütündeki demir, çinko gibi minerallerin emilimi, inek sütüne göre daha fazladır. Örneğin demir için beş katı oranda bulunur. Sütün içeriği aylara göre hatta gün içinde bile değişebilir. İlk aydaki sütün içeriği 3. aydan daha farklı olur. Sabah ile akşam bile içeriği değişebilir.” (https://www.acibadem.com.tr/hayat/anne-sutu-hakkinda-7-kritik-bilgi/#:~:text=S%C3% BCt%C3%BCn%20i%3%
Devamı var
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder